6. Boğaziçi Zirvesi UİP tarafından, TİM ev sahipliğinde, “Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah” temasıyla gerçekleştirilen ve 80 ülkenin siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimlerini 9 - 11 Aralık tarihlerinde bir araya getiriyor. http://www.bogazicizirvesi.org/tr/

Siyasiler ve İş Dünyası Daha Fazla Refah İçin Bir Araya Geldi

« Geri
|

80 Ülkenin Siyasileri ve İş Dünyası Daha Fazla Refah İçin Bir Araya Geldi 

Uluslararası İş Birliği Platformu tarafından, TİM ev sahipliğinde düzenlenen 6. Boğaziçi Zirvesi, bu sene 9-11 Aralık tarihlerinde düzenleniyor. 80 ülkenin siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimlerini tek çatı altında toplayan Zirve, “Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah” temasıyla gerçekleştiriliyor.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Akbank İcra Kurulu Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, UNDP Başkan Yardımcısı Cihan Sultanoğlu’nun yanı sıra, Kral Faysal Araştırma ve İslami Çalışmalar Merkezi Başkanı Prens TurkiAl Faisal Al Saud ve Katar Eski Başbakan Yardımcısı, Eski Sanayi ve Enerji Bakanı H.E. Abdullah Bin HamadAl-Attiyah’ın onur konuşmasını yaptığı Zirve’de, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri, Asya, Avrupa, Amerika ve Balkan ülkelerinin tanınmış siyasetçileri de küresel refahı taban seviyesinde büyütmek için görüşlerini ortaya koyuyorlar. 

Türkiye’nin gerçekleştireceği işbirliklerine katkı sağlamak amacıyla, Uluslararası İş Birliği Platformu tarafından bu yıl 6.sı düzenlen Boğaziçi Zirvesi’nin onur konuşmaları Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Akbank İcra Kurulu Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, UNDP Başkan Yardımcısı Cihan Sultanoğlu’nun yanı sıra, Kral Faysal Araştırma ve İslami Çalışmalar Merkezi Başkanı Prens TurkiAl Faisal Al Saud ve Katar Eski Başbakan Yardımcısı, Eski Sanayi ve Enerji Bakanı H.E. Abdullah Bin HamadAl-Attiyah tarafından yapıldı.

Organizasyonda söz alan Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz kalkınmanın temelinde insan unsurunun önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Biz kalkınma planlarımızı insan odaklı bir anlayışla belirliyoruz. 2000 yılında bütün dünya için sekiz ana başlık altında ölçülebilir, takip edilebilir ve hesap sorulabilir şekilde 1000 Yıl Kalkınma Hedefleri belirlendi. Bu hedefler doğrultusunda tüm dünyada önemli gelişmeler kaydedildi. Buna rağmen dünyada hala 800 milyondan fazla insan aşırı yoksullukla karşı karşıya. Okul çağındaki 60 milyon kız çocuğu okula erişemiyor. 6 milyon bebek dünyaya gelemeden hayatını kaybediyor. Bu sorunlar ne yazık ki dünyanın belli bölge ve ülkelerine yoğunlaşıyor.

Ekonomi kalkınma konusunda çok önemli olmasına rağmen tek başına yeterli değil. Ekonomik gelişim, sosyal adaletin sağlanması ve doğal kaynakların doğru kullanılmasının yanında ülkeler ve küresel düzeyde nasıl bir yönetişim düzenine sahip olduğumuz da sürdürülebilir kalkınma kavramının esaslarını oluşturuyor.

Türkiye olarak 2018 yılına kadar geçerli olacak 10. kalkınma planımızı belirlerken sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve 1000 Yıl Kalkınma hedeflerini temel aldık. 11. kalkınma planımızı ise daha uzun vadeli bir perspektif çerçevesinde yapacağız. 2023 yılında ise mutlak yoksulluğu sıfırlamayı hedefliyoruz. Türkiye BM’nin insanı kalkınma indeksine göre 2013 yılında 287 ülke arasından 69 uncu sırada yer aldı. 2008’deki duruma göre ise 16 sıra yükselmiş durumda. Türkiye şu anda “yüksek insani gelişmişlik” kategorisinde. Türkiye bunu istikrar ve güven ortamıyla gelen makro ekonomideki büyüme ve yoksulluğun azaltılması için uygulanan sektörel politikalar ve sosyal yardım politikaları sayesinde başardı. Türkiye hem büyüyen hem de gelirini adil dağıtmayı başaran istisnai bir ülke. Biz “kapsayıcı büyüme” dediğimiz herkesi içine alan ve kalkınmayı tüm topluma yayan bir büyüme anlayışına sahip. Biz bu kavramı G20’de ortaya koyduk herkes tarafından benimsendi. Türkiye’den sonraki dönem başkanı Çin’de bunu benimseyerek devam ettireceğini belirtti.

Ayrıca Suriye’de yaşanan büyük drama da dikkat çekmek istiyorum. Komşu ülkelere göç etmiş milyonlarca insan var. Suriye içinde de en az 7 8 milyon insan yer değiştirmek durumunda kaldı. Bu problemle ilgili en büyük yükü omuzlayan ülke ise Türkiye. Çok küçük boyutlu yardımlarla tamamen kendi kaynaklarımızla bu sorunu sırtlıyoruz. Bu sorun git gide insani bir sorun olmanın ötesinde bir kalkınma sorununa da dönüşüyor. Örneğin Türkiye’de doğan göçmen çocukların sayısı 40 bini aşmış durumda. Bütün bunlar acil insani yardım ve kalkınma açısından değerlendirilmesi gereken olaylar”.

İslami Çalışmalar Merkezi Başkanı H.E. Prens TurkiAl Faisal Al Saud toplantıda yaptığı konuşmada:Yoksulluğun ortadan kaldırılması bizim amacımız ve ödevimiz. Bunun için küresel ekonomimizi yöneten kuralları tekrardan gözden geçirmeliyiz. Sosyal adaleti sağlayacak yapıda kurallar belirlemeliyiz. Uluslararası siyasal ve ekonomik düzenin yeniden gözden geçirilerek insan odaklı bir bakış açısıyla ele alınması gerekiyor. Refahın tabana yayılmasını sağlamak için bu noktaların oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz. İnsanlık olarak ortak bir kaderi paylaştığımızın farkına vararak her yerde refah huzur getirecek çalışmalara yoğunlaşmalıyız. Bu çerçevede Birleşmiş Milletlerin (BM) organlarının yeniden yapılandırılması için yapılan çalışmaları oldukça önemli buluyorum. BM‘nin daha da demokratikleşmesi için bu çalışmalara devam edilmeli” dedi.

TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi toplantıda yaptığı açıklamada: “Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği yoksulluğun ortadan kaldırılması ve refah konusunda oldukça önemli bir yerde bulunuyor. Ekonomik büyüme ve refah artışı karşılıklı etkileşim içerisindedir. Ülkeler arasındaki dayanışma ve ticaret hacminin artması ise herkesin faydasına olan bir gelişme. Türkiye OECD ülkeleri arasında 90’lı yıllarda ekonomisi en hızlı bozulan ülkeyken, 2000’li yıllarda ise ekonomisi en hızlı düzelen ülke konumuna geldi. Son 10 yıllık dönemde çok önemli bir aşama kaydedildi. Türkiye’de yoksulluk oranı sivil toplum ve devletin birlikte yaptığı çalışmalar sayesinde gittikçe azalıyor” şeklinde konuştu.

TOBB Başkan Yardımcısı Ali Kopuz ise şunları söyledi: “Kalkınma ve refahın tabana yayılması artık dünyanın her yerinde öncelikli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bunu başarabilmek için bizlere yön gösterecek küresel mekanizmalara ihtiyacımız var. BM‘nin bize bu konuda yön göstermesi oldukça önemli ve gerekli bir politikadır. Ülkelerin küresel sisteme entegre olabilmesi için küresel ticaretin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Sadece gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hedefleri için 1,5 trilyon dolar altyapı yatırımı yapılması gerekli. Böyle büyük kaynakların bulunabilmesi için küresel proje finansmanını sağlayacak kurumsal bir yapı oluşturulması oldukça önemli”.

Türk iş dünyasını temsilen toplantıda söz alan Suzan Sabancı Dinçer ise “Dünya üzerinde bugün sahip olduğumuz kaynakları gelecekteki nesillerin ihtiyaçlarını da gözeterek kullanmalıyız. Mevcut durumda gelişmekte olan dünyanın yüzde 19’unu temsil eden 900 milyon kişi açlık sınırının altında yaşıyor. Dünyada her dokuz kişiden birisi ise yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya. Herkesin bildiği gibi sürdürülebilir olmayan büyüme kârdan çok zarar getiriyor. Bundan dolayı, refah kesinlikle başkalarının bedel ödemediği bir şekilde sağlanmalı” şeklinde konuştu.

Katar Eski Başbakan Yardımcısı, Eski Sanayi ve Enerji Bakanı H.E. Abdullah Bin Hamad Al-Attiyah ise konuyla ilgili şunları söyledi: “Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmada özel sektörün büyük bir önemi var. Bu toplantı kapsamında ele kar amacı güden kuruluşların sürdürülebilir kalkınmaya en verimli ne şekilde katkı sağlayabileceğinin tartışılmasını da oldukça önemli buluyorum. Gıda, güvenlik, toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitim, sürdürülebilirlik gibi hedefler özel sektör ve kamu sektörünün bir araya gelmesini sağlıyor. Sürdürülebilir tarım, enerji ve iletişim gibi birçok konuda hala önümüze bazı problemler mevcut. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri her sektör için öncelik haline getirilebilir”.

Daha Az Yoksulluk, Daha Fazla Refah

Her sene farklı bir tema ile toplanan zirvenin bu sene ki konu başlığı “İkiz Hedefler: Yoksulluğu Yok Etmek; Refahı Taban Seviyesinde Büyütmek”. Katılımcılar, üç gün sürecek Zirve’nin ilk gününden itibaren küresel yoksulluğu en aza indirirken, refah seviyesini artırmanın yollarını tartışmaya başladılar. Zirvede özellikle, küresel gelişimin lider sektörleri olarak bilinen inşaat, telekomünikasyon, bankacılık, enerji, dış ticaret, iskan ve kentsel dönüşüm sektörlerindeki iş fırsatları masaya yatırılıyor.

UNDP Raporlarına Göre: İş Dünyasının Yeni Fırsatı “Kapsayıcı İşler”

“Business +: Kapsayıcı İşler: Yeni, Sürdürülebilir ve Inovatif Bir Özel Sektör” ve “Incluir: Brezilya’da Kapsayıcı Piyasalar: İş Dünyasındaki Güçlükler ve Fırsatlar” başlıklı UNDP raporları ilk kez 6. Boğaziçi Zirvesi’nde basın ve iş dünyası ile paylaşıldı. Raporlara göre, kapsayıcı iş modelleri kalkınma hedeflerini temel iş stratejisinin merkezine konumlayarak sürdürülebilir bir iş ortamı sağlıyor. Rapora göre kapsayıcı işleri başarıya taşıyan üç temel unsur ise işin temel faaliyetinin kapsayıcılık alanının geniş olması, ortaklıklar ve inovasyon. Son on yılda kapsayıcı işlerin sayısı önemli ölçüde artsa da hala istenilen seviyeden uzakta. “Business +: Kapsayıcı İşler: Yeni, Sürdürülebilir ve Inovatif Bir Özel Sektör” raporunda, kapsayıcı işlerin sayısının artması amacıyla, kapsayıcı işlere katılım ve farkındalık düzeyinin artırılması için çözüm önerileri sunuluyor.

“Incluir: Brezilya’da Kapsayıcı Piyasalar: İş Dünyasındaki Güçlükler ve Fırsatlar” raporunda ise, Brezilya’da hayata geçirilen kapsayıcı iş modelinden yola çıkılarak kapsayıcı piyasaları geliştirmenin önündeki güçlükler ve fırsatların yanı sıra, konuya ilişkin strateji önerileri de yer alıyor.

Bu Yılın Odak Ülkesi Katar, Beklenen İş Hacmi 750 Milyon Dolar

Her yıl farklı bir ülkenin yatırım fırsatlarının değerlendirildiği Boğaziçi Zirvesi’nin bu yıl ki odak ülkesi ise Katar. Katarlı siyasiler ve iş adamlarıyla bir araya gelecek olan Türk İş Dünyası’nın, Zirve boyunca yeni anlaşmalara imza atması bekleniyor. Ayrıca, Zirve’ye katılacak diğer ülkelerin temsilcileri ile yapılacak ön anlaşmalar da hesaba katılınca Zirve’den çıkacak toplam iş hacminin 750 Milyon Dolar olacağı tahmin ediliyor. Geçtiğimi yıl 70 ülkenin katıldığı Zirve’de Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Fas’lı iş adamları ile Türk özel sektör mensupları arasında 560 milyon dolarlık ön anlaşma imzalanmıştı.

80 Ülkenin Temsilcileri 6. Boğaziçi Zirvesi’nde

Zirvede, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Gümrük Bakanı Bülent Tüfenkçi, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Bahadır Kaleağası, Ali Güreli, Demet Sabancı Çetindoğan gibi Türk siyaset ve iş dünyasının önde gelen isimleri de konuşmacılar arasında yer alıyor. Katar Kültür Bakanı Hamad bin Abd al-Aziz al-KAWARI, Amerika Enerji Güvencesi Direktör Yardımcısı Carime Difiglio, Fas Kraliyet Kabinesi Üyesi Youssef Amrani, Lübnan Ekonomi ve Ticaret Bakanı Nicolas Nahas, Filistin Eski Dışişleri Bakanı Nabil Shaath, Macaristan Merkez Bankası Başkanı Gyorgy Matolcsy, OECD İcra Komitesi Başkanı Mithat Rende, Uluslararası Enerji Ajansı E. İcra Direktörü Nobuo Tanaka, Dünya Bankası Viyana Ofisi Yatırım Başkanı Ivan Nimac de zirvenin diğer önemli konuşmacıları arasında bulunuyor. Zirve 11 Aralık 2015, Cuma günü sona erecek.

İlgili Görseller